BARIŞ İLKOKULU ve NURETTİN BEY!

Bizim kuşak ve üstü bilir. Yanlış hatırlamıyorsam 78- 79 öğretim yılının ortalarına doğru mahalleye yakın yeni bir okul açılır ve yakın olan okullardan bir kısım öğrenci oraya kaydırılır. Listede ismini duyan çocukların kenara ayrılması ve ‘artık buranın değil Barış İlkokulunun öğrencisiniz’ denmesine takiben çığlık çığlığa ağlama sesleri… Ben gitmedim ama arkadaşlarımın bir kısmıyla acemi vedalaştığımı hatırlıyorum. Neden vedalaştık orasında garip. Mahallenin çocukları olarak grup halinde önce Barış’a, sonra Gazi’ye (yine bilen bilir, okullar böyle bilinirdi) gidiyorduk. Dönüşte tam tersi.
Büyüklerin deyişiyle ihtilal, abilerin deyişiyle cunta-karşı devrim olmuş. Mevzu nedir falan, bizi ırgalayacak mı bu iş düşünürken, yeni gelen vali bizim Barış’a(ilkokul) ziyarete gidiyor ve ipucunu veriyor. ‘Böyle isim mi olur? Barış, nasıl isim bu?’
Yani Dünya’da ismi barış diye beğenilmeyip değişen tek okul galiba bizim şehirde… ilkler şehri diyoruz ya.
Bütün bunların ‘Yurtta barış, cihan’da barış’ sözünü söyleyen kurucu önderin resminin önünde gerçekleşmesi de ayrı trajedi.
Nurettin bey ismi değiştirmiş ama okuldan o yıllarda mezun olan hemşerimiz bakın ne diyor.
‘’Şimdi bu 12 Eylül artığı valiler, milli eğitim müdürleri neredeler, neler yapıyorlar hiç bilmiyorum. Ama ilkokuldan mezun olduktan 30 yıl sonra barış çağrısı yapan bir metne imza verdiği için işinden ihraç edilen bir akademisyen olarak, yaşıyorlarsa bilmelerini isterim ki, ilkokullarından “barış” isminin kaldırılması, o okullardan mezun olan çocukların barışa olan inancını ve özlemini zerre sarsmamış. Bunun bilgisiyle yaşamak bana keyif veriyor, onlara da ıstırap versin’’ M.Aslan
Bu da size dert olsun Nurettin Bey!

