LİYAKAT US

Liyakat 2


İki hafta önce ilk sayımızı hazırlarken Liyakat-us diye sayfa yapmayı dahi düşündük. Tabiri caizse ülkemiz gerçeğinde yaz yaz bitmeyecek bir konu. Ekmekli yani. Başlangıç olarak da liyakat tanımıyla başlamıştık. O yazının başlığını değiştirip her gün yayınlasak gündemi karşılıyor. Özetleyerek gündemle ilişkilendiriyoruz. Zira Boğaziçi rektör ataması sadece mevzuat ya da tercih meselesi olarak görüldüğünde eksik kalacaktır.

Liyakatı sağlayan temel ögeler:
• Eğitim deneyim, bilgi.
Bunlar olmazsa olmaz olanlar. Yani bunlar yoksa zaten başvurması bile hata!
Yukarıdaki temel öğeleri karşılayanlar arasından aşağıdaki yeterlilikleri karşılaması beklenir.
• Kurum Kültürüne Uyum: Kişinin tutum ve davranışları, çalıştığı kurumun kültürüne uygun olmalı, düşünce biçimi kurumsal kültürün gereksinimleriyle çatışma içinde olmamalıdır.
(Öğrencisinden, hizmetlisine, hocasına kadar bu atamayı reddetti.)
• İletişim: Çalışan kişi en azından işinin gerektirdiği düzeyde bir iletişim becerisine sahip olmalıdır.
Tutum ve davranışları ve çalıştığı kurumun kültürü, düşünce biçimi, işin püf noktası bu ifadelerde. Kurum, yönetsel olarak çağdaş ve liyakat esaslarına uygun bir şekilde kurgulandıysa bu kurguya uygun seçim yapmaktan başka seçenek yok. Sistem aksini reddeder zaten.
Ama hangi nedenle olursa olsun sistem liyakat dışındaki kıstaslara göre kurulursa, ilgili kurumun ‘kültürü, düşünce biçimi’ ona göre gelişir. Ve liyakat yerini “mevcut dejenere olmuş sisteme uyum”a bırakır.
İstenen de bu değil mi?
Peki, bu durumda ne olur?
– Elbette kurumun rekabet gücü giderek zayıflar. Ticari bir işletmeyse iflas eder.
– Bir okulsa öğrencileri dünyadaki diğer eğitim kurumları tarafından kabul görmez.
Öğrencilerin itiraz nedenini anladınız mı?
…..
Bu durumu yaşayan çalışanlar, verimsiz ve liyakat dışındaki kıstas neyse onu sağlamaya çaba harcarlar. Çalışıyor gibi yapmak yeterlidir. İşin kötüsü bu garip uyumdur.
Henüz akademik bir iz bırakmamış (belediye başkan ve milletvekili adaylığı dışında) biri ülkenin en güzide üniversitesine rektör olarak atanırsa, mevcut hocaların kariyer planındaki basamaklar, akademik başarıdan ziyade mevcut erk’e ilişkilenmeye dönüşmez mi? Ne gerek var geceli gündüzlü araştırmaya yazmaya çizmeye (aşı bulmaya!) ilişelim şunlara, önümüz açılsın!
Eğer hasbelkader yeterli deneyime, eğitime ve beceriye sahipseniz ve bu ekibin içinde yer aldıysanız durum çekilmez olur.
Hocaların itiraz nedenini anladınız mı?
Özetle, üniversite bileşenlerinin karar sürecinde yer almadığı üniversiteler yüksek lise seviyesini aşamaz! Üniversitelerin bilim üretmesi, ülkenin ve insanlığın gelişimine katkı yapması ve bu pencereden bakacak insanlar üretmesi amaçlanmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir