Koca Yusuf ve Sinan Efe
Koca Yusuf, Sinan Efe İki kuzen, o sıralar kuzen falan ney? Bildiğin amcaoğlu.
İtalyanların Trablusgarp’a saldırması, Balkan savaşı ve geliyorum diyen Dünya Savaşı dönemi. Büyük kuzen Koca Yusuf Askere gider. Şafak saymanın olmadığı, savaşın sonunun teskere verdiği, bedellinin icat edilmediği, gitmeyenin ayıplandığı yıllar. Bir süre o cephe senin bu cephe benim dolandıktan sonra adres Yemen, Hicaz. Amaç Arabistan’daki kutsal İslam şehirlerini korumak, diğer bakış açısıyla İngilizlerin Doğu’daki sömürgeleriyle bağını kesmek için Almanların Osmanlıyı ikna etmesi.
İngilizlerin kışkırtmasıyla ayaklanan Araplar ve lojistik sıkıntılar nedeniyle birliğin savunması başarısız olmuş ve Koca Yusuf İngilizlere esir düşmüştür. (1916) Mısır esir kampları yeni adresidir. Derken Vahdettin tahta geçer, ardından Mondros imzalanır. Özeti Osmanlı İmparatorluğu fiilen tarihe gömülmüştür. Koca Yusuf’un haber olmuş mudur bilinmez ama durum fena! Bombay’da esirsin, uğruna savaştığın imparatorluk yıkılmış, ordusu dağıtılmış!
Sinan henüz efe olmamış, ordu dağılmış askere çağıranda yok, ama şimdiki gibi bedelli yapanların duygusu da yok! Yunan şehri işgal eder, bizimkilerin köyünün (Ahat) üstüne karakol kurar. Önceleri sırf Yunan cephane yaksın diye geceleri köy aralarında çakmak taşıyla tahrik ederler. Ardından 3 kişilik bir ekip kurarlar. Vur kaç yöntemiyle düşmanı baya uğraştıran ekip, on bir kişilik bir Yunan mangasını tuzağa düşürünce Sinan, Sinan Efe olmuştur. (O sırada Vahdettin İstanbul’un anahtarını İtilaf devletlerine vermektedir) Bu aşağılama dosta moral düşmana kahır olunca, düşman Efe’yi özellikle aramaya başlar.
Sakarya Meydan Savaşının devam ettiği günler.
Koca Yusuf Yemen Çöllerinden Hindistan Bombay’a götürülürken, Padişah Sultan Vahdettin 5.evliliğini, on sekiz yaşındaki Nimed Nevzad hanım ile yaparken, Efe üç arkadaşıyla yakalanır.
Fidye isterler önce, sonra vaz geçerler. Karlık çamlığında kurşuna dizilir. Öylece bırakıp gider düşman. Oradan geçen bir köylü yaşadığını fark eder ve taşımak ister. Sinan Efe ‘beni arabayla taşı, bu halimle zarar verirsin’. Köylü araba almaya gidince düşman toplanma yeri olarak belirlenen aynı bölgeye gelir ve ölmediğini gördükleri Efe’nin üzerine odun atıp yakarlar.
Koca Yusuf on üç yıl sonra döner köyüne. Torunları köye gelen yabancılarla İngilizce konuşmasıyla ve radyo’da çalan Yemen türküsünü dinlerken sessizce ağlaması ile hatırlar.

