Gitmesek de, geçmesek de
Bir ihale alıyorsunuz ve aldığınız ihale, gelir garantili bir proje. Geçiş garantili işleri gelir garantisi diye okumanızda fayda var ama yazının sonunda söğüşleme demeniz de mümkün. Kayıtsız şartsız beğenme taahhüdünüz varsa pek okumanızı tavsiye etmiyoruz.
Devam edelim. Projeyi hayata geçirdiğinizde minimum gelir garantisi var. Ne güzel iş. Dükkânı açıyorsun kazanacağın para belli. Çok kötü işletsen de harikalar yaratsan da minimum gelirini biliyorsun. Bu minimum miktarda seni ihaleye sokacak kadar iyi. İşletme sonuna kadar minimumda gitse de seni fena tatmin ediyor. Hem öyle hiçbir çalışanın ağzını kokusunu çekmene bile gerek yok! Liyakat falan boş iş. Yetkin çalışan araç geçişini garanti sayının üstüne mi taşıyacak? Geçen araçların camını mı silecek? Gelirin garantiyse, ortalamanın altında düşük ücretli çalışanlarla işi yürütebilirsin. Hatta ne kadar az çalışanla yapabiliriz diye yöneticilere hedef bile verebilirsin! Onlarda 2 adam çıkarıp şahane iş yaptık sunumlarıyla avunurlar, sonra 5 kişi alırlar farkına bile varmazsın. O derece bir iş yani. Ya düşünsene akşam dükkânı kapatırken kaç para kazandık diye merak bile etmiyorsun! Fazlası da mümkün.
Bu konuyu somutlamak için Avrasya projesini birlikte inceleyelim.
Yüklenici firma tüneli 24 yıl 5 ay işletecek. Sonunda tüneli kamuya devredecek.
İşletme süresince otomobillerden 4 dolar + KDV, minibüslerden 6 dolar + KDV ücret alınacak. Bu yıllık güncellenecek. Güncellemeye Amerika tüfesi ilave edilebilecek.
Devlet tek yönlü olarak günde 34 bin araç geçişini garanti etti. Daha az araç geçerse eksiği devlet ödeyecek. Fazlası tüneli yapanların olacak. (Bilgi için: Üçüncü köprüye devletin verdiği geçiş garantisi günde 135 bin araç.)
Devletle mahkemelik olma durumunda yetkili mahkemeler İngiltere.
Toplam 1 milyar 245 milyon dolar harcamanın büyük bölümü kredi için kullanılmış. Yurtdışından temin edilen 960 milyon dolar krediye Hazine garanti vermiş.
Bu koşullarda niye kendi yapmamış ilk soru.
Gelir garantisi ve devletin kefil olduğu kredi. Her türlü kıyak anlayacağınız. Bu anlaşmayla bankaya giden herkes krediyi alır. Aktif -pasif bilançoya bakmazlar bile.
Peki durum ne? Yani hiç görmediğimiz geçmediğimiz tünel için bize düşen ne?
Yıllık 25,6 milyon araç geçişi garantisi verilen Avrasya Tüneli’nden 2020 yılında yaklaşık 12 milyon araç geçmiş. İşletmeci firma, aradaki fark nedeniyle devletten 48 milyon 769 bin 228 dolar karşılığı, 391 milyon 870 bin 500 lira alacak.
Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’na, 2020 yılının ilk yarısına ilişkin “garanti” ödemesi olarak 1 milyar 750 milyon liralık bir ödeme gerçekleştirilmiş.
Yavuz Sultan Selim 2019 yılı için 3 milyar 50 milyon lira garanti ödemesi yapılmış. Kişi başı 63 TL ödemişiz yani. Buradan esin kaynağımızın köprüden geçenden 30 kuruş, geçmeyenden 40 kuruş alan Deli Dumrul olduğu ortaya çıkıyor.
Anlaşmaların(ihalelerin) ortak özelliği Döviz’e endeksli artış, neredeyse projenin tamamına kredi (çayın taşıyla kuşunu vurma) ve garanti gelir. Garanti edilen sayılara göre yedi ile on yılda yatırım maliyetinin karşılandığını düşünürsek bir türlü iki yakamız neden bir araya gelmiyor anlayabiliriz.
Geleceği ipotek ederek elde edilen standart’ın mega proje diye sunulması ile, tefeciden alınan borçla yaşanan geçici refahtan bir farkı var mı?

