GÜNCELHABERLER

Yol Hikayesi 2

Ülkemizin iktisadi gelişimi ile yol hikayesi her zaman birbiriyle örtüşmüştür. Aslında bu ifadeyi dünyanın iktisadi yapısı diye kurarsak yanılmış olmayız.
Bir malı üretiyorsan satman lazım, yani alıcı lazım. Alıcı uzaktaysa götürmen lazım. Bunun için araç lazım. En önemlisi yol lazım.
Ama potansiyel alıcı Türkiye’de yol yok!
Yol olmayınca ellerindeki araçların satılması, ürettikleri malların Anadolu’nun ücra köşelerine götürülmesi mümkün değil. Ayrıca artan Sovyet tehdidine karşı olası işgal durumunda ABD askeri kaynaklarının Anadolu’nun iç bölgelerine erişimi için de yol lazım.
Nihayetinde ticari ve askeri iki neden bir araya gelince her zaman olduğu gibi Amerika gereğini yapar!
Tamamen askeri niyetli olan ilk yardımla (Truman) İskenderun-Erzurum yolu yapılması kararı alınır. Karar alınır lafın gelişi, para o şartla verilmiştir zaten. Amaç Sovyetler işgal ederse (bu daha sonraları paranoyaya dönüşür) Amerikan güçleri Erzurum’a ulaşabilsin.
Bu yol yapımında kullanılmak üzere 1947’de 306 taşıt ve 277 yol makinesi hibe edilir. Amerika hibe ediyorsa bu işten pirelenme tecrübemiz henüz oluşmadığı için sevinçle karşılamışız.
Hibe şartlıdır. Bakım ve onarım masrafları, yedek parça ihtiyaçları sadece bu ülkeden sağlanacak!
Aynı dönemde karşılıksız verilen 100 milyon dolarlık (280 milyon TL) savaş artığı askerî malzemenin bakımı ve yedek parçaları için bütçeden ayrılan pay yılda 400 milyon TL, yaklaşık 143 milyon dolar tutmaktadır.
Yani verilen hibe değerinden fazlası bakım malzemesi tedariki için her yıl geri verilmektedir.
Nasıl anlaşma ama?
Şimdiki garanti ödemeli yol köprü ihale alışkanlığını yeni kazandığımız yıllar.
Aynı dönemde Marshall yardımı altında alınan yarısı hibe yardımlarda da benzer şartlar var. Parayı veriyor, yol malzemesi ve araç gereç satıyor. Kısa sürede para geriye dönüyor.
Marshall yardımı döneminde çoğunluğu Avrupa ülkesi 16 ülkeye 15 milyar dolar yardım yapılmasına ve Vietnam savaşına rağmen Amerikan ekonomisi ciddi büyümüş!
Bu dönemde motorlu taşıt sayısı yüzde 54, faal traktör sayısı yüzde 640 gibi ciddi bir oranda artmıştır. Bu araçların tamamının menşeini söylemeye gerek yok sanırım. Eski siyah beyaz Yeşilçam filmlerinde gördüğümüz kanatlı impalalar, sonraları taksi dolmuşlar, hep o dönem gelen Amerikanlar.
Bu yardımlardan faydalanan ülkeler sanayi anlamında gelişmek için yatırım yaparken, Anadolu’ya verilen biçilen görev “askeri olarak geliş, Sovyetleri durdur ve Avrupa’nın hammadde, gıda ihtiyacını gider” (bunlar için yol lazım) olmuş.
Bağımsızlığımızı bunun için heba etmişiz.

YOL HİKAYESİ 1

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir