SAĞLIK

Aşı Turnusol Kağıdı Oldu

Düne kadar “Dünya kırılsa bunlar nasıl paraya çeviririz derdine düşer” desek kimseyi inandıramazdık herhalde.
Kısa sürede dünyayı saran virüse karşı bilim insanları beklendiği gibi kısa bir sürede aşıyı geliştirdiler. -Beklendiği gibi şu anlama geliyor: Çözümü sadece onlardan bekliyorduk.-
Sıkıntı tam da burada başlıyor. Dünya’da ne kadar insan varsa hepsini aşılama derdine düşülmesi gerekirken, mevcut bakış açısı ciddi sayıda insanın gözden çıkarıldığını gösteriyor.
Bunun en karikatürize hali İsrail’de yaşanıyor. İsrail, nüfusunun büyük bölümünü aşılarken, hapishanedeki Filistinli mahkumları aşılamayacağını açıklıyor.
Hemen ayranınız kabarmasın, karikatürize dedik.
Dünya, Afrika ve Asya’nın yoksul halklarını da aşıdan mahrum bırakmıyor mu? Dünya deyince uzaydaki gezegen olarak düşünmeyelim. Kastımız sistem.
3 milyar 390 milyon nüfusun yaşadığı 142 ülkede henüz aşılama başlamadı. Yüksek ve orta gelirli ülkelerin üretilen aşıları ikili anlaşmalarla rezerve etmesi, çoğunluğu Güney Yarım Küre’de yer alan yoksul ülkelerin aşılara erişmesini engelliyor. Neden?
Yanıtı, çocuk felci aşısını geliştiren Jonas Salk 1952’de bir röportajda kendisine sorulan ’‘Bulduğunuz aşının neden patenti yok” sorusuna cevaben vermiş:
“Ne patenti? Güneşi patentleyebilir misiniz? Bu aşıların amacı insanlara yardım etmek, ölümü ve acıyı ortadan kaldırmaktır. En büyük öncelik bunlardır ve kişisel kazançtan çok daha önemlidir. O insanlığa ait, patent filan yok.”
Bugün “Piyasa” Salt’tan farklı düşünüyor: “Kişisel kazanç en önemli şey. Bir de güneşi ‘patentlemek!’ neden olmasın?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir