Egeliler yörelerinde ekolojik bütünlüğün bozulmaması için mücadelesini sürdürüyor
Egeliler balık çiftlikleri, enerji projelerine karşı çıkıyor
Vasıflı tarım arazileri enerji sahalarına dönüşürken, Egeliler yörelerinde ekolojik bütünlüğün bozulmaması için mücadelesini sürdürüyor. Ege Bölgesinde bu hafta bir maden ocağının ÇED Olumlu kararı iptal edilirken, Tireliler jeotermale karşı gerekirse direneceklerini belirtiyor.

USHABER- Verimli tarım arazileri, antik kent ve sit alanları ile Türkiye’de öne çıkan nitelikli bölgelerden biri olan Ege’de Termik, Jeotermal, Rüzgar enerji santralleri, maden ocaklar gibi muhtelif enerji sahaları yüzünden son yıllarda saldırı altında. Büyük Menderes gibi Ege bölgesini çevreleyerek denize dökülen su kaynakları tarımsal sulamada kullanılırken, bir taraftan enerji şirketlerinin kimyasal atık tehlikesi altında bulunuyor. Bölge insanı farklı zamanlarda geçmişten günümüze enerji ve maden sahalarına karşı çıkıyor. Kimi davaları kazanıyor, kimilerinde ise bürokratik ilişkileri aşamıyor. Biz de bu hafta Ege bölgesinde yaşanan çevre olaylarını derledik.
‘ORMAN SİT ALANI KIYI OVA MERA YANDAŞLARA PROJELENDİRİLİYOR’
Cengiz Holding’in Cennet Koyu’nda projesi CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin tarafından meclise taşındı. Girgin konuyla ilgili yaptığı konuşmada; “Cengiz Holding bünyesinde bulunan bir şirketin Muğla’nın Bodrum ilçesinin en güzel koylarından biri olan Cennet Koyu’nda “Sahil Düzenleme, Koruma Yapıları ve Dolgu Alanı” projesi hazırladığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ÇED başvurusunda bulunduğu, proje kapsamında koya dört mendirek ile iki plaj kurmayı planladığı kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu proje alanı, ‘kültür varlıkları’, ‘tabiat varlıkları’, ‘3’üncü Derece Arkeolojik Sit Alanı’ ve ‘koruma alanı’ içerisindedir. Proje çevresinde 71 bitki türü, 11 sistematik gruba ait toplam 82 tür ve 302 bireyle, endemik 17 sürüngen türü bulunuyor. Akdeniz Foku, Çizgili Yunuslar ve deniz kaplumbağalarının yaşadığı bölgeye bungalov ve zenginlere yönelik turistik tesisler yapılacak. Her şey ortada, Nerede bir orman, SİT alanı, kıyı, ova, mera var ise orada yandaş işadamlarının projelerini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
DİDİM’DE BALIK ÇİFTLİĞİ PROJESİNE 216 ÇİFTÇİ KARŞI ÇIKIYOR
Didim’de Taşburun Balıkçı Barınağı Mevkii açıklarında balık çiftliği kurulmasının planlanması, ‘Karina Dalyanı’nda bulunan ve geçimini balıkçılıkla sağlayan Doğanbey-Tuzburgazı Su Ürünleri Kooperatifi üyelerinin tepkisine neden oldu. Konuyla ilgili Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı Taner Karabaş, bir açıklama yaptı.
“Bu bölgede doğal balık çıkartılan tek bölge Karina Dalyanı’dır” diyen Karabaş, “Dalyan’da levrek, kefal, yılan balığı, karides, dil balığı, kaba lidaki gibi deniz ürünleri çıkıyor. Buradan çıkan deniz ürünleri lezzetiyle de dünyada tanınmış bir öneme sahiptir. Biz bu bölgede kurulması planlanan balık çiftliklerinin 216 üyemizin geçimini sağladığı kooperatifimize ve yöremizin doğallığına zarar vereceğini düşünüyoruz. Bu nedenle de projeye sonuna kadar karşıyız.” diye konuştu.

‘NİTELİKLİK TARIM ARAZİSİNDE JES İSTEMİYORUZ’
İzmir’in Tire ilçesinde, ABN Madencilik tarafından Sarılar Mahallesi’ne 800 metre mesafedeki 143 dönümlük alanda jeotermal tesis kurulmak isteniyor. Bölgede aktif üretim yapan 837 çiftçi projenin durdurulmasını isteyerek yaşam alanlarında jeotermal tesis istemiyor. 4 bin 500 dekar zeytinlik alanın olduğu arazi için çiftçiler, Zeytincilik Kanunu’nun göz önünde bulundurulmasını talep ediyor. Kestane, ceviz ve incir üretimini de yapan çiftçiler Aydın’da var olan jeotermallerin yarattığı olumsuz etkilerden yola çıkarak projeye karşı olduklarını belirtiyor.
SÖKE’DE MADEN ŞİRKETİNE GEÇİT YOK
Öte yandan Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Yeşilköy Mahallesi’nde 2 yıldır feldispat, kuvars ve kuvarsit ocağına karşı dava açan yöre sakinleri davayı kazandı. Aydın 2. İdare Mahkemesinde görülen davada Kale Madene verilen “ÇED Olumlu” kararı iptal edildi. Mahkeme heyeti oybirliği ile karar verdiği gerekçeleri şu şekilde açıkladı;
“3573 sayılı Kanun’un geneline yaygın koruyucu hükümler de dikkate alındığında, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara üç kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri dışında kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran bir tesisin yapılması mümkün değildir. Yapılan incelemeler sonucunda Ziraat Mühendisliği, Orman Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeolojik ve Hidrojeolojik açıdan yapılan değerlendirmeler ile Çevre Mevzuatı açısından ÇED Olumlu kararı iptal edildi.”

